KULÜP

Başkan Yardımcımız Burhan Karaçam’dan mali konulara ilişkin önemli açıklamalar

16 Haziran 2019 Pazar 15:27 Son Güncellenme Tarihi: 16 Haziran 2019 Pazar 18:33

Başkan Yardımcımız Burhan Karaçam, Ülker Stadyumu Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi’nde düzenlenen Olağan Mali Genel Kurul’da Kulübümüzün mali yapısına ilişkin önemli açıklamalar yaptı.
 
Başkan Yardımcımız Burhan Karaçam şu ifadeleri kullandı:
 
“Konsolide tablolar, mali tablolar, çok kapsamlı. Sizlerde ilk defa karşı karşıya kaldınız. Her ne kadar tüzüğümüzde 19. madde de yer almış olsa da, dolayısıyla daha önceden temin edebileceğiniz veyahut bugün temin etmiş olduğunuz faaliyet raporu içinde Ernst & Young şirketinin yani bizim daha önceki dönemlerde seçilmiş bağımsız denetim şirketimiz olan Ernst & Young, ilk olarak 31 Mayıs 2018, şimdi de sizin elinizdeki raporlarda yer aldığı gibi 31 Aralık 2018 yılı ilgili Bağımsız Denetim raporları sizlerde var. Çok kapsamlı, grup diyorlar; biz ona topluluk diyoruz. Tüm Fenerbahçe camiasını içeren şekilde hazırlayan, gösteren, tüm resmi çeken rapor bu. Bunu birçok üyemiz inceleme imkanı bulamayacağı için veyahut da teknik   açıdan değerlendirme olanaklarına sahip olamayacakları için kısa bir sunum hazırladım size. 2017-2018 senesi ile rakamlarını vereceğim ama ondan önce bu rakamlardaki hareketi , gelişmeyi anlayabilmeniz açısından 2017-2018 senesi içerisinde gerçekleşen bir takım ekonomik göstergeleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Bunlardan bir tanesi Euro kur artışı. 2017 senesinde yıllık kur artışı %22 olmuş. 2018’de ise %33. Bu aşağı yukarı %50 daha fazlası demek. Demek ki biz kurlar açısından 2018’de son derece kötü bir dönem geçirmişiz. Bu dolar açısından masraflarımızda veyahut borçlarımıza geldiği zaman durum daha da vahim bir görüntü gösteriyor. Orada da durum şu; 2017 senesinde dolar Türk lirası karşısında % 7 değer kazanmışken; 2018 senesinde bu rakam %39. Enflasyon 2017’de 12 olmuş. 2018 senesinde %20 olmuş. Faizlerde %20’den %30’a yani %50’lik bir artış olmuş. Bunlar neden önemli? Çünkü bizim faaliyetlerimizin büyük bir kısmı döviz cinsinden. Sporcularla, teknik adamlarla veyahut bir takım giderleri yurt içinde, yurt dışında olsun döviz cinsinden gerçekleştirdiğimiz için dövize karşı çok hassas bir yapısı var Fenerbahçe’nin. Bu hassasiyet biraz daha ileri götürülerek borçlanmanın geçmiş yıllarda ağırlıklı olarak döviz cinsinden yapılmış olması kurlar karşısında son derece hassas bir duruma getiriyor Kulübümüzü. Biz aşağı yukarı 300 milyon gibi bir açık pozisyon taşıyoruz. Açık pozisyon şu demek; döviz varlıklarımız döviz borçlarımızdan 300 milyon dolar daha az. Yani biz kurlarda bir artış olduğu zaman dövizli borçlarımızın çoğunluğu nedeniyle daha fazla zarar ediyoruz. 300 milyonu şu açıdan sürekli tekrar ettim bir takım fırsatlar çıktığı zaman; her 1 TL’lik kur artışı bize o yıl içinde 300 milyon operasyonel zarara neden oluyor. Bu mali yapımız için çok önemli bir nokta.
 
2017 ve 2018 senelerinde varlıklara, aktiflere, bizim için değer ifade eden unsurlara bakarsak; 2017 yılı içerisinde 1.361 milyar TL 2018 senesinde 1.604’e yükselmiş. Buna bir de döviz cinsinden bakmamız lazım. Bunu da Euro olarak alıyoruz çünkü hem varlıklarımızın hem borçlanmalarımızın önemli bir kısmı Euro üzerinden. 2017’de 301 milyon olan Euro varlıklarımız 2018 senesinde 266’ya geliyor. Bu işin aktif tarafı, varlık tarafı. Yani bizim elimizde Trük Lirası cinsinden 1.6 milyar ya da Euro cinsinden 266 milyon Euro’luk varlık var. Bu kadar değer, kıymet var elimizde.
 
Borçlar tarafına gelelim. Öncelikle toplam borç ve yükümlülükler yani finansal borçlar, sportif faaliyet borçları ertelenmiş gelirler, diğer borç ve yükümlülükleri topladığımız zaman toplam borç ve yükümlülüklerimiz 2017 senesinde Türk Lirası cinsinden 2.8 milyarken 3.5’e çıkmış. Tabii kurların bu kadar yüksek arttığı bir ortamda borçların bu borçların Türk Lirası olarak artması son derece normal.
 
Döviz tarafındaysa 624 milyon olan toplam borç ve yükümlülüklerimiz 583’e inmiş. Finansal borçlarda bir miktar artış olsa da, çünkü uzun vadeli bir kredi devreye koyduk. Bu krediyi mevcut borçların ödenmesinde, bazı cari harcamaların karşılanmasında kullandık. O açıdan bizim borçlarımız döviz cinsinden ifade edilen borçlarımız 2017 ile kıyaslandığı zaman 624’ten 583’e indi. Yani yaklaşık 40 milyon Euro kadar borçlarda bir gerileme gerçekleştirdik ve bu kadar olumsuz şartlara rağmen. Ancak işin gider tarafına bakınca öz kaynaklarımız ki bizde öz kaynak yok, bizde birikmiş zarar var.
 
Yıllardan beri özellikle de son 5 yılda artarak birikmiş zarar var. Bu zarar 2017 yılı sonunda 1,4 milyar veyahut 1 milyar 461 milyon TL’yken bu 1 milyar 912 milyon TL’ye yükseldi. Döviz bazındaysa kurlar yükseldiği için bir miktar burada da karımız oldu. Tabii döviz cinsinden ifade edildiği zaman. Ama bu son derece sağlıksız bir durum. Çünkü biraz önce size bahsettiğim 1,6 milyarlık varlığa karşılaştırdığınız zaman 3,5 milyar borcumuz, yükümlülüğümüz var. Bunun arasında fark olan 1,9 milyarı da biz birikmiş zarar olarak taşıyoruz. Bunu devam ettirmek zorundayız, bu artan maliyetlerle birlikte ve yuvarlak olarak 2 milyarın yüzde 30 fonlama maliyeti olsa 600 milyon TL eder. Sadece bu borcun taşınma maliyeti, bugünkü koşullarda. Kar/zarar rakamlarına geldiğimizdeyse, 2017’de 763 milyon lira gelir üretmişiz. 2018 yılında buna karşılık 1,260 milyar üretmişiz, aynı zamanda bağış gelirlerimiz de Başkanımızın temin ettiği bağış gelirimiz de 242 milyon olmuş. Yani 763’e karşılık iki katı kadar gelir üretmemize rağmen yine de zarar etmekten kurtulamamışız. Neden? Çünkü giderlerimiz 1 milyar 34’ten 1,4’e yükselmiş. Finansman giderlerimiz ekranda görüldüğü üzere yükselen kurların ve faizin etkisiyle geçen sene 318 milyonken bu sene 642 milyon olmuş, borçlarımızın gerilemesine rağmen. Toplamda dönem zararı 598 milyondan yaklaşık 600 milyondan 570 milyona inmiş. Bütün bu kadar iki katına yakın gelir arttırmış olmamıza rağmen.

İki katına yakın gelir arttırmış olmamıza rağmen. İçinde bulunduğumuz durum böyle bir durum. Neden bu şekilde? Değerli Üyelerimiz, bunun en önemli nedeni de sizlere geçmiş genel kurullarda verilen mali gelirlerin tüm kulüp gelirlerini ifade etmemesi, konsolide olmamış olması, bağımsız denetimden geçmemiş olması ve uluslararası muhasebe raporlama sistemlerine göre yapılmamış olmasından kaynaklandığı gibi bir de bütçenin gerçekçi bütçe olarak sizlerin onayına sunulmamasından kaynaklanıyor.
 
Bir üyenin sözlerine de cevap veren Burhan Karaçam, “Beş yıldan beri denetlenen futbol anonim şirketi. Fenerbahçe Derneğimizin yüzde 33’ünün küçük ortakları var ve halka açık bir şirket. Halka açık bir şirket olduğu için sermaye kurulunun kuralları tabi. Dolayısıyla onlar zaten sürekli denetimden geçiyorlardı ve bu da Kamuoyu Aydınlatma Platformu’nda yıllardan beri açıklanmaktaydı. Çok fazla üyemiz buna itibar etmedi, incelemedi ama mali konulara hassas bir kişi olduğum için yıllardan beri takip ediyorum. Her üç ayda bir hatta en sonuncusu da Şubat 2019’dadır, geçtiğimiz 31 Mayıs tarihi itibariyle de yeni bir bağımsız denetim raporunu Ağustos ayında ilan edecekler. Ama o Futbol AŞ ve Futbol AŞ’nin sahip olduğu Fenerium şirketimizle konsolide olan bir şey. Ben, bütün Fenerbahçe topluluğundan bahsediyorum. O beş yıllıkla bizim bir yıllık konsolide mali tabloların arasında bir bağlantı yok. O beş yıldan beri yapılan Futbol AŞ, bu son sene yapılanın da içerisinde. Büyük bir parçası olarak içinde yer alıyor. Bu sene bizim dernek tüzüğümüzün 19/C-D-E maddelerine göre hazırlanmış ve bugün de ibra için sunulan mali tablolar konsolidedir. Bütün Fenerbahçe’yi ilgilendirmektedir. Burada size vermiş olduğum rakamlar da Fenerbahçe’nin tümünü kapsamaktadır, konsolide rakamlardır. Onun için ilk defa burada yılsonu itibariyle 3,5 Milyar kadar toplu bir borç görüyorsunuz. İlk defa bu rakamları görüyorsunuz. Ama daha önceki yıllarda özellikle bütçe açısından denk bütçe olarak sizlere sunulmuş. Fakat bu denk bütçenin yarısı kadar gelir var yarısı kadar gelir yok. Dolayısıyla bütçe size sunulduğu an o bütçenin toplam giderlerinin yarısı kadar zarar edeceği, açık vereceği kesin. Bu açık ama genel kurul tarafından kabul edilmiş.”

Yönetim Kurulu’nun oy birliğiyle ibra edilmesinin ardından Başkan Yardımcımız Burhan Karaçam bir kez daha kürsüye gelerek 2019 yılı bütçesiyle ilgili konuştu.
 
Öncelikle biri mali tablo biri bütçe olmak üzere çok değerli kongre üyelerimizin değindikleri noktalara açıklık getirmek istediğini belirten Burhan Karaçam, “Birincisi Ferruh bey, bütçenin spor şubelerine bölünerek sunulması gereğinden bahsetti. O madde şöyle söylüyor; tüzüğümüzde 36. sayfada yönetim kurulunun görev ve yetkileri, madde 37. Onun h maddesinde şöyle söylüyor: “Genel kurul tarafından belirlenen bütçeye uygun şekilde her bir spor şubesine ayrılacak bütçeyi belirlemek.” Yani bütçe önce Genel Kuruldan onaylanacak, Yönetim Kurulu görevleri arasında da onaylanmış bütçe tercihlerine, politikalarına, stratejilerine göre şubeler arasında bölünecek. Normali bu.
 
Bu senenin bir de özelliği var. Biz ilk defa size konsolide bütçe getiriyoruz. Konsolide bütçede geçmiş yıllarda yapıldığı gibi gerçekleşmeyeceği belli olan bir takım gelir kalemlerini gerçek dışı denk bütçe izlenimi vermek için biz koymadık. Daha önceki senelerin faaliyet raporlarına bakarsanız orada Genel Kurul’un onayına sunulan bütçede bütçenin gelir-gider arasındaki denkliğini sağlamak için mesela 2018 senesinde -ki 2017, 2016 senelerine gittiğiniz zaman farklı rakamlarla aynı durum var- olağan dışı gelirler 35 milyon lira. Temettü gelirleri var 90 milyon. Menkul kıymet satış karları var 55 milyon ve bir de dış kaynak diye 98 milyon bir rakam konmuş. Denetim Kurulumuz derneğimizin denetimini yaparken bütçe fiili karşılaştırmasında bu konuyu dikkatinize getirdi. Dedi ki 567 milyonluk bütçenin yarıdan fazlası gerçek dışı gelirlerden oluşuyor ve bu gelirler sonuçlanmamış. Dolayısıyla biz 2019 yılı bütçesini hazırlarken elimizde giderlerimiz var ama arada da çok önemli bir farkımız var. Biz bu bütçemizi bugünkü kaynaklarımızla, gelirlerimizle karşılayamıyoruz. Bunu belirteyim.
 
İkinci notum, ismini hatırlayamadığım bir arkadaş, “Faaliyet raporunda ticari borçların dökümü veyahut bir takım kalemlerin dökümü yapılmamış.” diyor. Şimdi ilk defa bağımsız denetimden geçmiş UFRS’ye göre konsolide bir rapor görüyorsunuz. 3.5 milyarlık borcun olduğu, 1.6 milyarlık aktif varlığın olduğu rakamlar bizim bütün Fenerbahçe topluluğunu oluşturan rakamlardan kaynaklanıyor. Bu tabloları okurken gerek bilanço kalemlerini gerekse de gelir-gider kalemlerini okurken o rakamların yanındaki dipnot numaralarına da çok dikkat etmeniz lazım çünkü her bir sayfanın altında şunları söyler; ‘Bu dipnotlar bu mali tabloların ayrılmaz bir parçasıdır’ der. Dolayısıyla herhangi bir yerde döküm görmek istediğiniz zaman o dipnottan tablolar sonrasındaki notlara gidip onların kırılımını görebilirsiniz ve bunlar da uluslararası standartlara göre yapılan şeyler. O konuda her türlü bilgiye de sahip olacaksınız.” dedi.
 
Ardından 2019 senesinin bütçesiyle ilgili konuşan Burhan Karaçam, ”İlk defa konsolide bütçe görüyorsunuz. Tabi biz bu bütçeyi yaparken bir takım varsayımlarda bulunuyoruz. Öngörüleri başka türlü yapabilmek mümkün değil. 2018 senesinde Euro’daki değişim %33 almış, biz bunu 2019 senesi için %24 aldık. Dolardaki değişim, yani Türk Lirası’nın dolar karşısındaki kaybı %39 olmuş. Biz bunu 26 aldık. Olsa olsa 26 olur diye değil, baya araştırma yaptık. Bankalardan kontrol ettik. Büyük holdingler ne şekilde varsayımlar yapmışlar, ne gibi öngörülerde bulunmuşlar. Bunları derledik, toparladık; sonunda bu rakamlar çıktı. Hiçbir tanesinin arkasında durabilmemiz mümkün değil. Fiili durum nasıl gerçekleşecek, sene sonunda göreceğiz. Enflasyon geçen sene %20 olmuş, biz bu sene 25 aldık. Yıllık ortalama faizi de geçen senenin fiili faizi neyse %30, %30 olarak aldık.
 
Şimdi Ocak-Aralık 2019 senesinin bütçesine baktığımızda bir yerden hareket etmemiz ve bir yeri sabit tutmamız lazım ki gelişmeyi, öngörüyü nasıl olacağını hesaplayabilelim. Bunun içinde 2018 senesinin fiili durumlarına baktık. 2018 senesinin fiili durumlarında gelirlerimiz 1.260, bağış gelirlerimiz 242 milyon olmak üzere toplam 1.502 milyarlık bir gelirimiz olmuş. Bunun karşılığında toplam giderimiz 1 milyar 424 milyon. Geçen sene bu bağışlarla yapılan bu ilave gelirlerle konsol bazda söylüyorum  bazda söylüyorum, stadın gelirleri ile localarımızın tamamının satılmasıyla diğer reklam gelirlerimizle   giderlerimizin üzerine çıkmışız. Finansman gideri olarak koyduğumuz 642 milyon geçen sene olmasaydı geçen sene 100 milyon gibi bir karımız olacaktı. Bizim esas bileğimizi büken sırtımızdaki esas büyük yük, geçmiş yıllarda bu son 5 yılın büyük ölçüde tamamına yakın kısmı 2013’ten bu yanadır. Bu birikmiş olan zararların fonlanma maliyeti. Faiz ve kur maliyetleri. Bu fiili durumu alarak, 570 milyon neticede zarar olarak bizi getirdiği noktadan hareket ederek 2019 senesini tahmin etmeye başladı. Gelirlerimizi 1. 1260 olarak, 1.272 olarak aynısını bu ekonomik koşullarda sağlayabilirsek, başarı olarak göreceğiz.  Bu bağış gelirlerimiz 242 milyon Başkanımızdan gelen bağıştı. Diğeri biraz burada muhafazakar davrandık. Yapmış olduğumuz kampanyalar ve bağış geliri olarak 200 milyon hedefliyoruz. Altında kalabilir, üstüne çıkabilir. Toplam gelirimiz; önümüzdeki sene 1 milyar 472 olarak öngörüldü. Toplam giderimiz de mümkün olduğu kadar kısarak; mümkün olduğu kadar tasarrufa giderek, 1.4 milyar yerine, 1.5, 1.6 milyar civarında yüzde 10 civarı bir artışla karşılayabiliriz. Gördüğünüz gibi tablolarda finansman gelirleri geçen sene 642 iken, bu sene 674’e geliyor. Geçen seneden bir nebze daha fazla olmasının sebebi, geçen senede esas yediğimiz darbe ağustos ayında oldu. Kurların aşırı derecede artması ve bunun sonucunda faizlerin artması ile birlikte 4 ayda çok büyük darbe yedik. Özellikle finansal borçlarımızın %80’ine yakın bölümü döviz cinsinden. 280 milyon Euro pozisyon açığından dolayı orada büyük bir kurur zararı yedik.
 
Teknik bir konudan bahsetmek zorundayım.  Bir sonraki tabloda gelir gider tablosundan sizi başka yerlere götüreceğim. Bu gelir gider tablosu iki kolonu bir önceki bütçenin aynısıdır.
 
Tüm üyelerimizin bu konuyu bilmelerini beklemiyorum. Muhasebe ve raporlama, uluslararası finansal raporlama standartları denildiği zaman muhasebe tahakkuk esasında yapılır. Nakit ve ödeme bazında yapılmaz. Tahakkuk bazında yapılır. Dönemsel giderlerle karşılaştırılır ve o senenin ister tahsil edilmiş olsun veya ödenmiş olsun ister olmasın; o dönemde bizim kar-zarar durumuna bakılır. Bu durum, 2019 bütçesini 794 Milyon yaklaşık 800 Milyon zararla kapatacağımızı gösteriyor. Bu dönemsel, tahakkuk bazında kar-zarar, gelir-gider rakamımızın net sonucu. Fakat 794 Milyonun içinde; nakit giriş getirmeyen gelirlerimiz var. Örneğin; bilet gelirlerimiz. Kombinelerle bilet satıyoruz ki geçen sene 40 küsür bin satıldı, 105 Milyon gibi bir gelir elde edildi. Fakat biz bu gelirden 1 lira alamadık. Çünkü bu daha önce bir banka tarafından alınmış bir krediye temlik edilmiş. Bu bilet gelirleri geliyor, doğrudan doğruya o bankanın hesabına gidiyor ve borç da kapanıyor. Zaten bu sene borcun kapanmasının bir ölçüde nedeni de bu. Dolayısıyla biz bu gelirleri daha önceki yıllarda kullanılmış olduğu için cari yılın, 2019 senesinin giderlerini karşılamada kullanamıyoruz. Aynı şekilde bu durum loca gelirleri için de geçerli. Loca gelirleri de 2017 senesinde bir başka bankaya temlik edilmiş. Bu stadın isim hakkı Ülker’den 10 yıllığına kiralanmış. 4-5 yıl önce 90 milyona. Bu paranın tamamı harcanmış fakat o paranın onda biri her sene gelir olarak gözüküyor. Gelir olarak buraya giriyor ama biz onun parasını nakit olarak alamıyoruz. Bunların toplamı kur farkları da dahil 610 milyon yapıyor. Yani 1 milyar 402 milyon gelirin 610 milyonunu nakit olarak tahsil edemiyoruz. Bunlar bu dönemin gelirleri ama bizim cebimize giderlerimizi karşılamak için giren bir kaynak değil. Buna benzer bir durum da giderler için var. Bunlar da nakit çıkışı gerektirmeyen giderler ve amortismanlar gibi veya 3-5 seneliğine oyuncu alıyoruz. Bir bonservis veriyoruz ve o bonservis de bizim varlığımız. Aktiflerimiz içinde yer alıyor. Biz o beş sene için ödediğimiz bonservisi, diyelim ki 5 Milyon Euro ödedik, her sene 1 Milyon Euro’sunu masraf olarak yazabiliyoruz. Kaldığı sürenin içine dağıtmak zorundayız. Burada onun gibi giderler var. Onları da bu sefer ilave ediyoruz. Çünkü gider olarak gözükseler de bizim cebimizden çıkmayacak. Uzun vadeli kredilerimizin kur farkları var. Bunlar da vadeleri geldiği zaman ödenecek. O da bir nakit çıkış götürmüyor. Fakat buna mukabil kısa vadede, kar-zararda ve bütçede gözükmemesine rağmen, bu sene içinde 227 milyon gibi bir kredi geri ödememiz var. Bütün bu rakamları art arda koyduğumuz zaman bizim 2019 senesinin bütçe açığı gelir-gider olarak 794 milyon yaklaşık 800 milyon iken nakit açığı 1 milyar 100 milyon. Biz, 2019 sonunda bu nakit açığını bir şekilde kapatmak durumundayız eğer bu kadar harcama yaparsak. Bunu nasıl kapatacağımızın üzerine hala çalışıyoruz. Beklediğimiz birtakım gelişmeler var. Kendi projelerimiz var. Gelir kaynaklarımızı arttırabilmek için her tarafa uğraşıyoruz. Tünelin ucunu yani ışığı görebilmiş durumda değiliz.” diyerek sözlerini tamamladı.

Basın Fotoğrafları