SÖZDE ŞİKE DAVASI

Prof. Dr. Ersan Şen: Baştan beri söylediğimizi Savcı da tespit etti

05 Ekim 2015 Pazartesi 15:42 Son Güncellenme Tarihi: 13 Aralık 2018 Perşembe 15:42

Asbaşkanlarımızdan İlhan Ekşioğlu’nun avukatı Profesör Doktor Ersan Şen, yeniden yargılama davasında Savcı Abdullah Mirza Coşkun'un esas hakkındaki mütalaasının, kendilerinin bu davanın başından beri söylediği şeylerin bir tespiti olduğunu ifade etti.

Yeniden Yargılama davasındaki savcının esas hakkındaki mütalaasını okuduğu 5. celse sonrası FB TV’ye açıklamalar yapan Prof. Dr. Şen şunları söyledi:

“Sayın Savcının esas hakkındaki mütalaası son derece isabetli tespitlerden ibaret. Bizim baştan beri söylediğimiz, olması gereken gösteriliyor orada. O süreçte yaşadığımız sıkıntıların, hukuki sorunların orada ne şekilde vücut bulduğunu, gerçekleştiğini, bunları bizim o dönemde dayanaksız söylemediğimizi, hepsinin Anayasa ve kanunda karşılığının olduğunu, göstermesi ve tespit etmesi bakımından, iddia makamının yani karşı tarafın, suçlamada bulunanın orada esas hakkındaki mütalaada yaptığı tespitler son derece önemlidir. Bizce, bizim açımızdan, tabii mahkeme kararını verecek ama hukuka aykırılıklarla ilgili tespitleri Sayın Savcı da işaret ederek ortaya koymuştur. Bu aşamadan sonra biz Cuma günü çıkacak kararı bekleyeceğiz. Ama sonuçtan son derece umutluyuz. Hukukun, adaletin gereği yerine gelecektir.  Mahkemede de net bir şekilde ifade ettim: Bu bir zorlama değil, olması gerekendir. Bu süreç yanlış başlamış ve devam etmişti. Birçok haksızlık, hukuka aykırılık gündeme geldi. Burada şike yok, teşvik primi yok. O dönemde ben, ısrarla şunu söylemiştim: Neden cebir, şiddet, tehdit olmadan biz burada, yani bir spor mahkemesinde değil de bir torba davada, bizimle ilgisi olmayan konularla, kişilerle birlikte yargılanıyoruz. Neden biz suçlu ilan edildik; basın karşısında o şekilde takdim edildik? Bunları sorduk. Hatta o dönemde bizim huzurumuzda dinlenmeyen tanığın bu mahkemede eski başkanvekillerinden Lütfi Arıboğan’a sorularımızı sorduk. Kendisinin de görgüye, tespite dayalı şike ve teşvik primi iddialarıyla ilgili hiçbir tespitinin olmadığını, gazete haberlerinden öğrendiğini söyledi.

Bütün hukuksuzlukları ortaya koyduk. İnsanlar biraz şu şekilde görmek istiyor: Ya biz hiçbir şeye karışmayalım, değinmeyelim. İşte bir yanlışlık yapılmış, onu da sessiz sedasız ortadan kaldıralım; değil. Bu süreç esasında çok önemliydi. Bir kabustu ve o kabusa Fenerbahçe Spor Kulübü dahil edildi. Bunun tespitlerini biz değil, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırlanan ve şimdi kamuoyuna yansıyacak olan iddianamesinde de ortaya koyduğunu basından da öğrendik, kimse de inkar etmedi. Şunu söylüyorum: Tüm Fenerbahçe Spor Kulübü’nün taraftarları, gönüllerini rahat tutsunlar. Burada haksızlığa uğradığımızı, hukuka aykırılıkların ne şekilde yapıldığını söylediğimiz o günlere döndüğümüzde3 Temmuz 2011 tarihi ve sonrasına döndüğümüzde, benim sizin aracılığınızla yayınlarda söylediklerim, mahkeme salonunda söylediklerim, gazetelerde çıkan, yani derdimizi, haksızlıklara ne şekilde uğradığımızı anlattığımız, bunun bir maç, kupa kazanıp kaybetme meselesinden ibaret olamayacağını; çünkü öyle olması durumunda bizim özel yetkili ağır ceza mahkemelerinde terör, cebir şiddet, organize, uyuşturucu davalarına bakan bir mahkemede yargılanmamızın hiçbir şekilde doğru olmadığını, bu haksızlıkları dile getirmiştik. Bu defa görüyoruz ki yeni olay olarak kabul edilen 6526 sayılı kanun yürürlüğe girdi 6 Mart 2014’te. Sayın Savcı bu hukuka aykırılıkları tespit etmiştir. Esas hakkındaki mütalaası çok önemlidir. Çünkü siz bir yargılama yaparsınız, deliller değerlendirilir, tartışılır. Bize hukuka aykırı kayıtları o şekilde değerlendireceksiniz, onlardan burada bahsetmeyin, tartışmayın ki; bu davanın en önemli noktası o hukuka aykırı tespitlerdi. İçeriklerinde bizce bir şey yoktu. Ama biz ona rağmen dedik ki; bu kadar polis, kollukla, savcıyla, yetkiyle hiç mi suçüstü yapamadınız? Nerede bu somut deliller? Nerede bu şike ve teşvik primi iddialarının gerçekleştiğini yüzde yüz şüpheye yer vermeyecek şekilde insanlara evet bunlar suç işlemiştir dedirtecek kayıtlarınız, delilleriniz nerede dedik? Bizim önümüze konulan sadece, tipik uygulanan bir yöntemdi. Bu çok önemli. Örgüt, telefon dinleme, tutuklama denilen bu tip argümanları alıp hukuki vasıtaları maalesef bir dönemde özel yetkili ağır ceza mahkemelerinde hatalı kullanıldığını gördük. Bu hatalar tespit edilmiştir. Biz de esas hakkında savunmamızı yaptık. Esasında söylenecek hususlar belliydi, onları söyledik. Çünkü defalarca bunları yazıp söylediğimiz için çok da tekrara girmemek niyetindeydik ki Sayın Mahkemenin de bu yönde bir kararı var. Yani dosyayla sınırlı olmak kaydıyla savunma yapılması konusunda.

Artık Cuma günü saat 16.00’da bu işin nihayetleneceğini ve bir kabusun biteceğini biz düşünüyor ve buna inanıyoruz. Sayın Mahkemenin kararını bekliyoruz. Net olarak şunu söyleyeyim: Hukukçu olarak şu noktada gönlüm rahat, yapılan yargılama hatalarla doluydu. İnsanlar bizim söylediklerimize yazdıklarımıza baksınlar. Bunların hepsini görecekler. Şu anda biz bu hataların Sayın Savcı tarafından da dile getirildiğini artık gördük. Demek ki boş, dayanaksız konuşmuyormuşuz. Biz hukukçuyuz ve hukuk kurallarına göre yargılama yapmalıyız. Sayın Mahkemenin de iddia ve savunmalar sonrasında adaletli bir karar vereceğini düşünüyor ve buna inanıyorum. Artık Cuma gününü bekleyeceğiz”