KULÜP

Başkanımız Ali Koç, Olağan Mali Genel Kurul Toplantısı’nda konuştu

16 Haziran 2019 Pazar 15:41 Son Güncellenme Tarihi: 16 Haziran 2019 Pazar 15:44

Başkanımız Ali Koç, Olağan Mali Genel Kurul Toplantısı’nda açıklamalar yaptı.

Gündem oylamasından önce önemli açıklamalar yapan Başkanımız Ali Koç, ilk olarak Babalar Günü’nü kutladı ve “Sağlık ve huzur içinde, sarı lacivert şampiyonluklarla dolu daha nice Babalar Günü dilerim.” dedi.
 
Başkanımız Ali Koç sözlerini şu şekilde sürdürdü, “Bugün ben çok konuşacağım. Öncelikle 33 bin küsür üyemiz var. Bu sene 23 bin küsür aidat ödeyen var. İki bin küsür de katılımımız söz konusu. Az bir katılım ama bugün özel bir gün Babalar Günü. Aynı zamanda sınavların olduğu bir gün. Sabah da bu ikazda bulunduk. Yan taraftaki okul idaresi bizimle temasa geçti. Veliler biraz tepki gösterdiler. Çocukların odağının dağıldığını, konsantre olamadıklarını ifade ettiler. Biz de her türlü önlemi alacağımıza dair söz verdik. Mümkün olduğu kadar da sesi kısacağız diye. Sizden rica ediyorum ki bu konuda hassasiyet gösterelim. Ama dediğim gibi Babalar Günü de olsa sınav günü de olsa Fenerbahçe camiasının Mali Genel Kurulu Toplantısı’na katılımın daha fazla olması gerekirdi. Bu rakamlar Faruk Ilgaz’a sığmazdı, Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nda da en azından salonun bir kısmını doldururdu. Stada baktığımız zaman da rakamlar küçük duruyor. Diğer taraftan da bundan çok daha az sayıda başka kulüpler genel kurullarını yapıyor. İşe neresinden bakarsanız bakın. Gündem oylamasına geçmeden önce bir konuya girmek istiyorum. Polemik yaratan bir konu. Niye ve nasıl olduğunu anlatma ihtiyacı duyuyorum. Ondan sonra da gündemimizi nasıl etkileyeceğini paylaşacağım. Geçen sene tarihimizin en yüksek katılımlı genel kurulunu burada yaptık ve 20 sene sonra bir yönetim değişikliği oldu.
 
Bizim bazı konulara bakış açımız eski yönetimden biraz farklı olabilir. Bu senenin mali genel kuruluna hazırlanırken 2018’in ibrası nasıl olacak diye konuyu ele aldığımız zaman, Vefa Bey ile de yaptığımız istişarelerde geçen senenin ilk 4 ayı yani eski yönetimimizin bulunduğu 4 ayın ibra edilip edilmediği konusu gündeme geldi. Şöyle ki, gündemde olmadığı ve tutanaklarda zabıtlara da geçmediği için acaba bu senenin tümünü mü oylamamız gerekiyor yoksa bir bölümünü mü oylamamız gerekiyor? Vefa Beyle de yaptığımız istişarelerde, Vefa Bey 2018’in 4 ayının ibra edilip edilmemesi konusunda tereddütler olduğunu düşündüğünü, tam hatırlamadığını söylemişti. Biz de tam anlamamıştık. O zaman hepsini ibra edelim ama 2 ayrı yönetim olduğu için de 2 ayrı döneme bölelim dedik. Bununla beraber ilk 4 ay eski yönetim, son 7 ay bizim yönetimimiz, 1 ay 5 gün de ara bir dönem kalıyordu açıkta. Hiç olmazsa bütün yılı oylarız, ibra ederiz. Zabıtlara da geçer. En azından genel kurulumuzun daha resmi bir şekilde görevimizi yerine getiririz düşüncesiyle 2 ayrı gündem maddesi koyduk buraya. Sonra ilerleyen sürede sanki bu konunun eski yönetimin ibra edilmeyeceği hususuyla bağdaştırılarak bir polemik mevzusu oldu. Tamamen teknik bir konudur. Ama sonra bize gelen geri bildirimlerle, aramızda yaptığımız istişarelerle ve televizyon görüntülerinde konuyu incelememizle geçen sene yapılan ibranın yeterli olduğuna kanaat getirdik. Sayın Başkanımız Aziz Yıldırım da bu konuyla ilgili ibra edilmeyeceğine dair herhalde aynı duygu ve düşüncelere kapılmış. O da niye ibra edilmesi gerektiğini izah eden bir mektup yolladı. O mektuba da katılıyoruz. Dolayısıyla zaten dernekler mevzuatında bir genel kurulda, dernekler diyorum bakın AŞ değil, üstüne basa basa söylüyorum; AŞ’de iki, derneklerde ise 3 ay itiraz hakkınız var. Size ne sunulursa sunulsun, oylama yapıldı ya da yapılmadı, zabıtlara girdi ya da girmedi, yanlış rakamlar verildi veya verilmedi, 3 ay içinde itiraz olmadığı takdirde zaten kesinleşmiş karardır. Bu da hepimizin bildiği bir husustur. Dolayısıyla geçen senenin ibrası kabul görmüştür. Bu yüzden bu maddeleri bugünkü gündemden çıkaracağız.
 
Günün ilerleyen saatlerinde biz de sizlere genel faaliyetleri, düşüncelerimizi ve benim kapanış yapacağım konuşmada bu konulara gireceğim. Bizim ibra ile ilgili düşüncemiz şöyle; AŞ’de mevzuat tamamen ayrıdır. Derneklerde de tamamen ayrıdır. Derneklere gelince herhangi bir usulsüzlük, yanlışlık vs. vs. olmadığı takdirde zaten teamül ibra üzerinedir. Bizim yaptığımız araştırmalar zaten ilk 3 ayda daha yeni başlamıştı. Onun neticelerinde zaten ibrayı etkileyecek bir durum söz konusu değildi. Neden söz konusu değildi? Çünkü bizim çalışmalarımız daha yeni başlamıştı. Dolayısıyla biliyorsunuz, derneklerde 15 asil, 7 yedek üye var. Asillerin her dernekte olduğu gibi Fenerbahçe Spor Kulübü’nde de bir kısmı çok faaldir, bir kısmı çok günlük kararlarda rol alır, bir kısmı günlük işlerde yoktur. İbra, tamamen bütün yönetim kurulunu etkilediği için ibra edilmeyecek bir husus olduğu takdirde bunu iyi düşünmek gerekir. Fenerbahçemizin, mahkeme kapılarında olmaması hepimiz için bir gelenektir. Dolayısıyla geçen senenin ibrası bizim açımızdan da yeterlidir. Buradaki ana amaç, 2018’in tümünü bir şekilde ibra edilip, bunu da zabıtlara geçirip daha resmi hale getirmekti ama sonradan yaptığımız istişareler, aldığımı geri dönüşler, 3.kişilerler, avukatlarla yaptığımız görüşmelerde buna gerek olmadığı ifade edildiği için geçen senenin ibrasını kabul ediyoruz. Çünkü geçen sene iki ayrı dönem hızlı bir şekilde bir oylamayla yapıldı. Buna da bazı hukukçular doğru, bazı hukukçular yanlıştır dedi. Ama dediğim gibi 3 aylık süre geçmişti, kimsenin de itirazı olmadığı için geçerlidir. Burada önemli olan teknikten daha çok gönüllerde, vicdanlarda ibra edilmektir. Orası da tabii sizlere kalmış bir konudur. Hepinize böyle güzel bir günde, sıcak bir günde, Babalar Günü’nde katıldığınız için, zahmet ettiğiniz için, Kulübünüze olan ilgi ve alakanızı gösterdiğiniz için şahsım ve yönetim kurulu adına tek tek teşekkür ederim. Umarım birkaç saat sonra bu toplantıyı sonuçlandırdığımız zaman hepimiz için ama en önemlisi de kulübümüzün için faydalı bir toplantı olmuş olur, teşekkür ederim, sağ olsun, var olun.”