BASKETBOL

Fenerbahçe Beko Genel Menajeri Maurizio Gherardini’den açıklamalar

05 Mart 2019 Salı 16:37 Son Güncellenme Tarihi: 05 Mart 2019 Salı 16:38

Erkek Basketbol Takımımız Fenerbahçe Beko’nun Genel Menajeri Maurizio Gherardini 14/16'da Günün Röportajı programına konuk oldu. İlk olarak sezonun genel değerlendirmesini yapan Gherardini, Fenerbahçe Beko’nun hedeflerinden, EuroLeague ve FIBA arasındaki takvim sorununa kadar birçok konuda açıklamada bulundu.

Genel bir sezon değerlendirmesiyle sözlerine başlayan Maurizio Gherardini, gerçek sezonun daha yeni başladığını ifade etti ve sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Çok şüphesiz bir şekilde kaliteli ve istikrarlıyız. Böyle bir takımız ve EuroLeague’de neler yaptığımızı kendi rekorumuz gösteriyor. Bu formatta ilk defa bir takımın başarabileceği rekoru biz başarmış olduk. Şu anda gerçek sezon başlıyor. Kaliteli bir ekibiz ve istediğimiz yolda ilerleme şansımız var. Bizle aynı kalitede çok ciddi rakiplerimiz de var. Onlar da aynı hedefleri taşıyorlar ve kolay olmayacak. Real Madrid karşılaşmasına gelince bu hafta onlarla oynayacağız. Çok ciddi bir rakip ve onlar da hep aynı hedefle çalışıyorlar. Zor bir maç olacak. CSKA Moskova ve Barcelona Lassa son zamanlarda çok iyi performans sergiliyorlar. Anadolu Efes de sezonun geneline baktığımızda iyi bir takım. Play-off zamanı gelince gerçekten çok tehlike arz edecek takımlar var. Şu ana kadar çok çalıştık ve çok iyi şeyler yaptık. Ama gerçek zaman şu anda yani play-offla başlıyor. Orada ne çizdiğimiz çok önemli. Tek renk mi çok renk mi olacak göreceğiz.”

Fenerbahçe Beko’nun her yıl NBA’ye oyuncu gönderebilmesi ve giden oyuncuların yerinin yeni transferlerle doldurulabiliyor olmasına ilişkin ise, “NBA’ye oyuncu kaybetmek aslında işimizi ne kadar kaliteli yaptığımızı gösteriyor ve onaylıyor. Aslında bir onay damgası vuruyor. Obradovic çok iyi bir antrenör ve Fenerbahçe’nin ortamı da oyuncuların gelişimini sağlıyor. NBA de bu tip kaliteli ortamları sadece Türkiye’de değil, dünyanın her yerinde her sene inceliyor. Maalesef NBA’ye oyuncular kaybetmek de bu işin bir parçası. Bizim, oyuncularımızın gelişimine odaklanmamız gerekiyor. Böyle bir vizyonumuz var. Scouting konusunda gelişmemiz gerekiyor. Bu kaliteli takımı korumak için de bu yolda ilerlemeye devam etmemiz gerekiyor. Tabii ki oyunculara ne sağlarsanız sağlayın, ne yaparsanız yapın en büyük rüyaları en üst seviyelere yani NBA’ye gitmektir. Onları durduramazsınız. Saygı duymamız gerekiyor. Yeni parçalar eklerken ve kaybederken seviyemizi korumak en büyük amacımız.” dedi.

Takımımızla üç yıl daha kontrat imzalayan basketbolcumuz Jan Vesely ile ilgili ise Maurizio Gherardini, şu ifadeleri kulllandı:

“Jan 5 yıldır bizimle ve kontratı imzalayarak 3 yıl daha bizimle birlikte olma şansını elde etmiş oldu. Jan buraya ilk geldiğinde kendisini geliştirmek istiyordu ve bunu da en iyisiyle yapmak istiyordu. Bizde de Obradovic olduğu için onu ikna etmek çok zor olmadı. Obradovic ile çalışmayı ve NBA’de onu draft eden kişilere nasıl bir oyuncu olduğunu göstermek istiyordu. 5 yıl boyunca burada NBA tarafından zayıf görülebilecek noktalarını geliştirmeye çalıştı. Birçok alanda da iyi şeyler yapmaya başladı. Maçı çok iyi okuyor ve fiziksel olarak çok atletik bir oyuncu. Bu da ona başka avantajlar sağlıyor. Özellikle skor üretmesi, blok yapması, ribaunt ve oyun kuruculara yardımcı olması gibi. Hepsine fiziksel özelliklerinden dolayı müsait. 3 yıl daha burada kalmaya karar verdiğinde de aynı hedeflerle devam ediyor. Kendisini her zaman geliştirmek isteyen bir sporcu. En iyi öğretmen de burada olduğu için mutlu bir şekilde devam ediyor.”

Yabancı kuralıyla ilgili Maurizio Gherardini, “Bu konuyu sadece yabancı sayısıyla kısıtlamamak lazım, daha geniş bir konu. İlk gündeme geldiğinden beri ben 6 yabancı taraftarıydım. Daha fazla yabancının olduğu kadroda takımlar kadroyu daha rahat organize edebiliyor ve hem Türk oyunculara hem genç oyunculara daha fazla süre verebiliyor. Şu anki sistemde yabancılar fazla süre almak zorunda kalıyorlar. Amaca tam olarak hizmet etmiyor. Bir fazla ya da eksik oyuncu olması değil, konu altyapının gelişimi olmalı. Eğer genç oyuncular maç ortamında, baskı altında süre almazlarsa gelişme ihtimalleri yok. Antrenörler için de geçerli, antrenörleri de geliştirmeniz gerekiyor. Ben Kanada’da Toronto Raptors’ta çalışırken Kanada erkek milli takımının organizasyonu da bana verildi. Orada yaptığımız ilk şeylerden biri antrenörlerin zerine bir çalışmaydı. Koçların ortak bir altyapı oluşumu olsun, aynı dili konuşsunlar diye bir oluşum yaptık.  Bir bütün olmak için her seviyede kaliteli çalışanlar çok önemli. Limitlerle, kısıtlarla değil, başka şekilde olması lazım. Kuralı anlıyorum, kararların neden verildiğini de düşünüyorum. Bu sadece benim fikrim.” açıklamasını yaptı.

Önümüzdeki sene EuroLeague’de yapılacak değişiklik ve FIBA ile EuroLeague arasındaki takvim çakışmasıyla ilgili de konuşan Maurizio Gherardini, “Biz bir EuroLeague takımıyız. Gelişimden memnunuz. Her sene büyüyoruz ve tabii ki gelişmesi gereken şeyler devam ediyor. Taraftarlara, Avrupa’nın birinci ve ikinci ligi nedir? diye sorulduğunda EuroLeague ve Eurocup söyleniyor. Bu da bizim ne kadar kaliteli olduğumuzu gösteriyor. FIBA ve EuroLeague’e gelince, iki taraf için mutlaka çıkış yolu bulunmalı. Bu tablonun içinde çok fazla aktör ar. Basketbolcular da en önemli aktörlerden bir tanesi. Hem kulüp takımlarında hem de milli takımlarında oynuyorlar. Milli takım gerçekten çok önemli. Maalesef sistemin uygulanma şekli yanlış olduğu için her dönemde gidemiyorlar. Sistemin herkesin parçası olacağı şekilde uyarlanması lazım. Futbolda bu olabiliyor çünkü futbolun kendisine ait bir oluşum şekli var. Basketbolun da farklı bir kontrol şekli olmalı. Belki kontrol kelimesi doğru bir kelime değil ama… Mesela NBA. Yaklaşık 100 tane Avrupalı milli takım oyuncusu var ve ‘Ben oyuncularımı göndermeyeceğim’ diyor. Herkesin mutlu olabileceği bir sistem olmalı.” ifadelerini kullandı.

Son olarak EuroLeague ve Türkiye liginde yer alan takımlarla ilgili genel bir değerlendirme yapan Fenerbahçe Beko Genel Menajeri Maurizio Gheraradini, “EuroLeague’e baktığınız zaman çok dengeli bir rekabet ortamı var. Normal sezonda 6 maçımız kaldı. Play-off için savaşan birçok takım var. Takım takım bakarsak da Anadolu Efes, Barcelona bu sezon geçen sezonlara göre daha iyi bir performans gösteriyor. Maccabi sezon başında zorlanmışken, şu an daha toparlanmış durumda. Milano da aynı şekilde. Beklentiyi karşılamayanlar arasında ise; geçen sene Final Four’da olan Zalgiris Kaunas var. EuroLeague genel olarak daha dengeli. Türkiye ligine baktığımızda Fenerbahçe Beko ile Anadolu Efes’i bir kenara koyarsak; Tofaş, Türk Telekom gibi takımlar ön plana çıkabiliyor. Belirsiz ve sürprizler olabilen, kaliteli takımların yer aldığı bir lig.” diyerek sözlerini tamamladı.